Kanser, Kanser Tedavisi, Alternatif Kanser Tedavisi Bitkisel kanser Tedavisi, Kanser belirtileri, Kanser Nedenleri gibi ve daha bir çok sorunun cevabını bulabilecksiniz, kanser riski, dogal tedavi, naturel tedavi, karaciğer kanseri, beyin kanseri, gögüs kanseri, meme kanseri, deri kanseri, prostat, bitkisel, saglik, meme, medikal, onkoloji, hastalik, radyoloji, ilaç, eczane, doktor, kapsül, dogal, vitamin, mineraller, beslenme, pankreas, lenf, kemik, Diyabet, Diabetes, Ayurveda, Hepatit, Yüksek tansiyon, high blood pressure, immün sistem, karaciger, ayurveda, immune system, beyin kanseri, akciğer kanseri, akciger kanseri, akciğer kanseri tedavi, akciğer kanseri tedavisi, akciğer kanseri beyin, akciğer kanseri nedir, akciğer kanseri resimleri, beyin kanser, kanser hasta, kalp kanser, kanser ilaç, çocuklarda kanser, kanser testi, kanser nedenleri, kanser hastalıkları, böbrek kanser, kanser hastalığı, mide kanser, kanser ağrı, kanser hastalık, sağlık kanser, kanser genetik, karaciğer kanser, kanser belirtileri, kemik kanser, kanser beslenme, dil kanser, kanser ve tedavisi, kanser doktor, kanser hastaligi, kanser hastaliği, reflü kanser, kanser hakkında, kanser cerrahi, kanser merkezi, cilt kanser, kanser hakkında bilgi, ilk kanser, türkiye kanser, kanser çeşitleri, guatr kanser, deri kanser, kanser kemoterapi, şifalı bitkiler kanser, prostat kanser, rahim ağzı kanser aşısı, kanser sebebi, kanser ilacı, rahimağzı kanser, canser, alternatif kanser tedavileri, kanser ve tedavileri, kanser ilaçlari, dca kanser, ilerlemiş kanser, kanser belırtılerı, kanser bulaşıcımı, kanser bulaşıcımıdır, kanser bulaşırmı, kanser com, kanser markerları, kanser markırları, kanser org, kanser tadavisi, kanser tv, kanser v, kanser v1, kanser video, www kanser, kanser 2008, alaza kanser, kanser test, teflon kanser, kanser marker, wireless kanser, kanser başlangıcı, dmso kanser, kanser nasıl oluşur, kanser ilaci, kanser tedavi merkezleri, kanser aşisi, kanser tedavileri, kanser tedavisi com, kanser neden oluşur, kanser client, kanser nasıl olur, kanser sebebleri, kanser ameliyatları, ücretsiz kanser taraması, john hopkins kanser, kanser nedır, kan kanser, kanser den korunma, kanser hastalıgı, kanser hastalığının tedavisi, kanser uzmanı, beyinde kanser, kanser tedavi merkezi, kanser nasil oluşur, kanser ilacari, kanser hastalığından korunma yolları, kanser hastası, kanser forum, kanser kanser, kanser hastalığından korunma, kanser nasıl bulaşır, kanser korunma yolları, kanser nasıl başlar, kanser ve korunma yolları, kanser cerrahisi, kanser ve tedavi, kanser hastaları, kanser hastalarına yardım, kanser tarama merkezi, kanser ağrıları, omurilik kanser, çin kanser tedavisi, çin de kanser tedavisi, kanser sebepleri, kanser tanı, akciğer tümör, tedavi, hastalık, kemoterapi, akciğer kanseri, prostat, sağlık, ve tedavisi, migren, reflü, hastaligi, radyoterapi, çocuklarda, tedavisi, kolon kanseri, astım, hastaliği, lösemi, beyin tümörü, akciğer, böbrek, kemik, karaciğer, tümör, hastalıklar, mide kanseri, nedenleri, hastaliklari, ishal, cilt kanseri, belirtileri, şeker hastalığı, kronik, ağrısı, ilaçlar, hastalığı, cerrahi, bebeklerde, hastalıkları, beyin, uyku, sağlığı, hepatit b, ağrı, guatr, kalp, bitkisel tedavi, alternatif tıp
Ada Çayı Ak Günlük Alıç At Kuyruğu Ardıç Aynı Safa Biberiye Centiyane Ayvedena Çörek Otu Ebe Gömeci Geven Havlıcan Hazenbel Ihlamur Isırgan Işgın Kantaron Kara Hindiba Keçi Boynuzu Kekik Keten Kimyon Kına Kitre Koyun Otu Kurt Pençesi Lavanta Limon Nane Nazar Otu Oğul Otu Ökse Otu Polen Reyhan Rezene Safran Salep Sarı Sabır Servi Sinameki Sinir Otu Sumak Sahtere Yoğurt Otu Zakkum Zencefil
"KANSER"
Çağımızın vebası olarak da bilinen ve son dönemlerde sıklıkla bu şekilde adlandırılan kanser. İnsan hücrelerinin kontrolsüz bir şekilde büyümesi olarak kısaca ve basitçe tanımlanabilir. Kanserin en eski tanımı Mısır papürüslerinde yazılmıştır ve milattan önce 3000-1500 yılları arasındadır. İlk yazılan bilgiler göğüs kanseri üzerinedir. 2400 yıl önce ki Peru İncalarından kalan bir mumyada malign melonamaya rastlanmıştır. Yine kalıntılarda en sık rastalanılan tümör osteosarkomdur çünki diğer dokular çürüse de kemik dokular günümüze kadar korunabilmektedir. Hipokrat ilk olarak iyi huylu ve kötü huylu tanımlamalarını yapmış, ve yazılarında yengeç kıskacı ya da yunanca yengeç anlamına gelen karkinos adını vermiştir. Bu kelime ingilizceye çevrilirken de cancer veya carsinoma olarak geçmiş ve günümüzdeki terminolojiyi oluşturmuştur. Kanser hücrelerinin büyüme sebebi DNA hasarıdır. Normalde vücut bu hasarı tamir edebilirken, kanser hücrelerindeki hasarı onaramamaktadır. Kanser genellikle solid dediğimiz kitle formasyonundadır. Lösemi gibi bazı kanserler tümör formunda değildir. Tümörlerin tamamı kanser değildir, bu tümörler çok nadir istisnalar dışında vücutta başka yerlere yayılmazlar (metastaz) ve hayatı tehdit etmezler.
Bulundukları bölgeye göre kanserler çok fazla farklılık gösterirler. Büyüme hızları, yayılmaları ve buna bağlı olarak da tedavileri farklılıklar gösterir. Kanserlerdeki yaşam süreleri kişiden kişiye farklılıklar gösterir. Bunda önemli olan yaşam tarzları, alkol, sigara kullanımı ve tüketilen genetik yapısıyla (tohumlarıyla) oynanmış hormonlu yiyeceklerdir.
Sebepleri genetik özelliklerden radyasyona, hormon kullanımından enfeksiyonlara(viral, parazitik, bakteriyel) kadar çeşitli şekillerde görülebilir. Tabiki vücudun asidik yapısı ve kanser hücrelerinin çok sevdiği kan şekeri yüksekliği gibi sebeplerdekanser gelişmesi ve yayılmasını hızlandırıcı etmenlerdir. Son dönemlerde yapılan çalışmalarla HPV - Human Papilloma Virus, HTLV-I - T-cell Lymphyocytic Virus- I, Hepatitis B Virus, HIV - Human Immunodeficiency virusunun kanser yaptığı ıspatlanmış bunların yanı sıra Helicobacter Pylori (midede bulunan bir bakteri) kanserojen olduğu tespit edilmiştir. (Bakınız; Good for You: Reducing Your Risk by the American Cancer Society Robert Weinberg & the Search for the Cause of Cancer by Ann Gaines and Jim Whiting)
Modern Kanser Tedavileri; Kanser tedavileri kanserin ilk tanımlandığı günden günümüze çeşitli aşamalar ve dönemlerden geçmiştir. Hormonal tedavi: 19.yüzyılın başlarında overi alınan tavşanlarda süt üretiminin durduğu tespit edilmiş ve buradan yola çıkarak göğüs dokusunun overler tarafından yönetildiği anlaşılmıştır. Yine aynı dönemde göğüs kanseri vakalarında uygulanan ooferektomi ile göğüs kanserinin tedavi edilebileceği düşünülmüş ve günümüzdeki tamoksifen tedavisinin temelleri atılmıştır. Yarım yüzyıl sonra prostat kanserlerinde testisin alınması sonucu gerileme olduğu görülmüştür. Günümüzde de erkek hormonlarının engellenmesi ile tedavi alışmaları devam etmektedir. Radyasyon Tedavisi: (Radyoterapi) 19.yüzyılda bulunan röntgen ışını tanı amacı ile günümüzde de kullanılması yanı sıra kanser tedavisinde yeni bir çğır açmış ve bulunduğu andan itibaren kanser tedavisinde kullanılmaya başlanmıştır.Günümüzde radyoterapi gamma knife gibi çok hassas cihazlardan, intra operatif radyasyon terapisine kadar çeşitli şekillerde kullanılmaya başlanmıştır. Hipertermi (ısı tedavisi): Isının kanser hücrelerini öldürdüğü tespit edilmiştir. Ancak tel başına sıs tedavisi kanserde tam iyileşme sağlama ihtimali düşük bir tedavi yöntemidir. Bu yöntemde ısı yüksek boylu ses dalgaları ceya mikrodalga ile sağlanmakta hatta radyasyon bile kullanılmaktadır. Ve Kemoterapi: II.Dünya savaşı sırasında kullanılan hardal gazına maruz kalan askerlerde kemik iliği depresyonu görülmesi üzerine yapılan çalışmalar sonunda nitrojen mustard(hardal) denilen gaz bulundu ve bu gazın lenfoma üzerinde üzerinde pozitif etkileri olduğu görüldü. Bu madde çoğalan hücreler üzerinde etkiliydi ve DNA hasarı yaparak kanser hücrelerini öldürüyordu (aynı zamanda çoğalan tüm hücreleri) bunlara alkilleyici ajanlar adı verildi. Sonraki yıllarda metotreksat adı verilen hücre çoğalmasını engelleyici bir ajan daha bulundu. Zaman içerisinde liposom teknoloji sayesinde kemotöropatik ajanların taşınmasını kolaylaştıran maddelerle birlikte kullanımı veya monoklonal antibody teknolojisi kemoterapi ilaçlarının sadece kanser hücrelerine gitmesini sağlayan maddeler kullanılmaya başlandı. Otoriteler tarafından mucize tedavi denilen kombine tedaviler zaman içerisinde yapılmaya başlandı cerrahi, kemoterapi ve radyoterapi üçlüsü. Günümüzde en modern tedavilerden birisi biyolojik terapilerdir. Yani immünotherapy. Bağışıklık sistemini güçlendiren ve düzenleyen tedaviler. Umudun bu tedavide olduğu anlaşılmış ve yapılan çalışmalar sonucunda da çeşitli aşılar geliştirilmeye başlanmıştır. Bunun ilk örneğini cerviks kanserine karşı avrupada kullanıma sunulan aşı yapmaktadır. 20. yüzyılda gelinen noktada ise anlaşılmıştır ki normal hücrede gelişen DNA hasarı hücrenin ölmesine sebep olurken kanser hücresinde meydana gelen DNA hasarında kanser hücresi ölmemektedir. Bu demektir ki KEMOTERAPİ KANSERİ YENEMEZ. Bir şekilde DNA nın tamir edilmesi gerekir burada da karşımıza Xptonic SLS çıkmaktadır.
Her hastalıkta olduğu gibi, kanser tedavisinde de erken tanı büyük önem taşımaktadır. Çok pahalı olan ve kesin tedavi garantisi olmayan Klasik Modern Tedaviye Pozitif Bilim deniliyor ancak binlerce yıldır insanların tedavi oldukları esas yöntem olan bitkisel tedaviye negatif olarak bakılıyor. Ne yazık ki ülkemizde her nedense özellikle bazı çıkarcı medya gurupları tarafından, pozitif biliminde kabul ettiği Alternatif Kanser Tedavi Yöntemleri hala karalanmaktadır. Dolayısıyla Kanser gibi tehlikeli bir hastalıkda, Küstahca biz elimizden gelen herşeyi yaptık, artık en fazla şu kadar yaşar denildikten sonra Allahtan ümit kesilmez diye insani yönlerini yansıtan Klasik Modern Tıbbın çaresiz kaldığı, Hastanın tüm immün (bağışıklık) sistemi çökertildiği, hastalığın en üst evreye ulaştığı durumlarda, yapılabilecek herşeyin yapıldığı, çaresizlik dönemlerinde bir umut diye Alternatif tedavi yöntemlerine başvurulur.
Dünya da bir çok gelişmiş ülke, Alternatif Tedavi yöntemlerine inanıyor, kullanıyorlar ve bu yöntemler sayesinde şifa buluyorlar. Özellikle Amerikanın bir çok eyaletinde Kanser Tedavi Merkezleri kuruluyor ve bu Tedavi Merkezlerinde bir çok Alternatif Tedavi Metotları uygulanıyor. Bu tedavi merkezlerinin morgları, ülkemizdeki üniversitelerin onkoloji morgları kadar işlek çalışmıyor.
Zira henüz aşısı geliştirilmemiş bir hastalık olan kanser sürecinde uygulanması gereken tedavi yöntemi ne olursa olsun, ister cerrahi, ister kemoterapi, ister radyoterapi isterse konumuz olan alternatif tedavi, özenli ve hassas olmalıdır.
Alternatif Bitkisel Kanser Tedavisinde Xp Tonik Sls uygulaması kendini kanıtlamış bir yöntemdir. Her Kanser türü, her evresinde Xp Tonik Sls ile tedavi edilir mi?
Hastanın ve Ailesinin yardımı olmadan Asla !
Hastanın Kainatta mükemmel dengeler üzerine kurulmuş Muhteşem ve Kurursuz Tabiattaki, Mucizevi dengede "imkansız Diye Hiç birşeyin olmadığını" bilmesi, anlaması, kavraması, inanması gerekmektedir. Allah tabiatı bir eczane gibi insanlığın emrine sunmuştur. Hz. Lokman a.s. Peygamberimizin mesleği aktarlıktı. Zaten Klasik Modern Tıbbında kullandığı ilaçlar tabiatta var olan canlı cansız maddelerden elde edilmektedir.
Tabiatta Var Olan Bir Bitki Tekbaşına Bir Şifa Kaygağımıdır? Bazı bitkilerden şifalanacak insanlar vardır. Bazı hastalıklar vardır. Bazı türleri vardır. Bazı yöntemleri vardır. Baş ağrısı için kullanılan tebeşir tozuna birkaç gram sarımsak karıştırıp fabrikalarda üretilen bilmem ne hap veya mantar değildir. XP TONIK SLS Belli başına bir metot çalışmadır.
Xp Tonik Sls ile Kanser Tedavisi Mümkündür. Bakınız Xp Tonik Sls Nedir.
Tabiatta var olan bazı bitki, kök ve çiçeklerin beli başlı aşamalarda fermantasyona ügratıldıktan sonra defalarca distilasyon edilerek elde edilen bitkisel özel bir karışımdır.
Alternatif Tedaviler içerisinde yer alan Bitkisel Tedavide, kullanan hastaların tabiri ile Mücize olarak tanımlanan Xp Tonik Sls uygulaması başlatılmadan önce, hastalılığın türü, varsa metastazı (yayılması), evresi (yoğunluğu), hastanın piskolojik konumu (morali), aile piskolojisi, beslenme alışkanlıkları, yaşadığı coğrafi bölge, önceden uygulanmış veya uygulanmamış klasik modern tıp tedavi yöntemleri, uzmanlar tarafından incelendikten sonra Hastaya Özel Uygulanan bir yöntemdir. Her evredeki her kanser türünü %100 tedavi edebildigi garanti edilmemektedir. Xp Tonik Sls Klasik Modern Tedavi yöntemleri olan Cerrahi, Kemoterapi, Radyoterapi gibi yöntemlerin öncesinde tek başına, esnasında destekleyici, sonrasında da tamamlayıcı olarak kullanıldığı gibi tek başına da bir yöntemdir.
Özetlemek gerekirse 2 ay önce Dr. Ömer Gürer’in önerdiği tedaviyi uygulamaya başladık. Bir ay sonraki kan tahlillerinde karaciğer enzimlerinde iyileşme görüldü. Tedaviye başladıktan 2 ay sonra Temmuz sonunda çekilen MR raporunda ise, rahatsızlıkta bir ilerleme görülmediği belirtildi. Ameliyatı yapan doktorumuz ise iki filmi karşılaştırarak son filmin birinciye göre net daha iyi bir durum sergilediğini belirtti. Takip eden onkologumuz muayeneye gittigimizde genel durumu şaşırtıcı derecede olumlu buldu, daha sonra MR film ve raporlarını incelediginde tümörün ilerlemesinin durmuş göründüğü belirtti. Herhangi ek bir tedavi önermeye şu aşamada gerek olmadığını söyledi. Uyguladığımız bu son tedaviden yarar gördük.
Ekleyebileceğim diğer bilgiler: Tedavini uygulandığı kişinin genel durumunda belirgin bir iyileşme oldu. Şöyle ki: Gözleri daha iyi görüyor, kulakları daha iyi işitiyor, gücü daha fazla, soğuk algınlıklarını bir iki günde atlatıyor, iştahı iyi, bulantısı yok, başağrısı gitgide azaldı ve uyuyunca geçer duruma geldi. Uykusu düzenli, uyuklama durumu yok. Enerjisi yüksek. Rengi sağlıklı olduğu izlenimini veriyor. Daha güçlü durumda. Kontrol edilemeyen Tip II diyabet olduğu için ameliyatla birlikte başladığımız insulin ihtiyacı giderek azaldı, endokrinologumuzun tavsiyesi ile gecen ay insulini bıraktık. Dikkatli bir diyet ile tedaviyi sürdürdük. H1c değeri ilk ay 8.2 den 7.8 e ve 2. ay 7.8 den 7.0 a düştü. Şu anda en önemli sıkıntısı daha önce almış olduğu tedavilerin yan etkileri. Daha erken hareket etmiş ve daha önceden bilgilenmiş olabilseydik belki birçok tedaviye ve yan etki. lerine, risklerine gerek kalmayacaktı. Ancak tümörün hızı, o anki büyüklüğü, tedavilerin bilinirliği ve kabul edilmişliği bizi böyle bir tedavi sürecine yönlendirdi. Patoloji sonucunun ameliyattan sonra ortaya çıktığı düşünülürse izlediğimiz yol normal. Çok şükür zamanına başlayabildik ve nüksün büyümesi durdu. İnşallah bundan sonraki aşamada ufalır ve tamamen yokolur. Biz de çok daha güçlü bir iyileşme sonucu ile şifa arayanlara sağlam bir örnek oluruz.
Bu sürecin nasıl başladığına gelirsek Eylül 2007 den itibaren artan bir sıklıkta anlık şuur kayıpları/hallusinasyonlar görüldü. Kendisi yaşına göre oldukça dinç ve çok zeki biri olduğu için ne diyabet için gittiğimiz dahiliye uzmanları /profesörler, ne de nörologlar bir bulgu bulamadığı gibi ileri bir tetkike de ihtiyaç duymadı. Psikolojik olabileceğini, şekerin düşmesinden olabileceğini ya da beyin damarlarında dolaşan bir pıhtı olabileceğini düşündüler. Bir özel hastanenin başhekimi olan bir arkadaşım MR çekilebileceğini söyledi ve bizi bir nöroloji profesörüne yönlendirdi. Çekilen MR da bir lezyon görüldü ve operasyon gerektiği belirtildi. Bu görüşü kısıtlı zaman içinde çeşitli kaynaklardan teyid ettik. Bunun aksi yönde hiçbir görüşe rastlamadık. Anlık şuur kaybı dediğimiz olaylar da artmaya başlamıştı ve her seferinde birşeyler götürdüğünü görüyorduk. İki gün sonra başarılı bir operasyonla lezyon alındı. Patolojide GBM Grade3 ile karşı karşıya olduğumuzu öğrendik. Ardından koruma amaçlı radyoterapi ve kemoterapi gerektiği söylendi. O karar noktasında da başka bir seçenek bulamadık. Bütün kaynakları bizi bu yola yönlendirdi. Bu tedaviler iyi tolere edildi, beyin operasyonu sonrası diyabet hapları kullanılmasının sakıncalı olduğu belirtildiği için yükselen şekeri insülin ile dengeledik ve bol bol uyumasını dinlenmesini iyi beslenmesini sağladık. Bu dönemde iyileşmekte olduğuna inandık. Ama şu günlerde öğrendik ki geleneksel klasik tıpta uygulanan yöntemlerle bir tedavisi yokmuş ve uygulanan tedaviler yaşam süresini uzatma amaçlıymış. Rahatsızlığın başından beri büyük bir şok içinde olduğumuz için gerçekleri zaman içinde parça parça öğrenmiş olduk. Temodal ve ışın tedavisinden sonra karaciğer enzimleri yükseldiği için koruma amaçlı tedaviden sonrası için öngörülen tedavi edici Temodal tedavisine başlanamadı. MR tarihi gelene dek arada bir iki aylık bir boşluk oldu. Ameliyat 13 Aralık 2007 de yapılmıştı. 20 Mayıs 2008 de MR çekildi. Nüksettiği görüldü. Bu durumda tek kelimeyle yıkıldık. Karaciğer enzimleri yükseldiği için herhangi bir başka tedavi yapılamıyordu. Bu halde bırakmak gibi bir lüksümüz yoktu, hemen müdahale etmek gerektiği açıktı. Ameliyatımızı yapan profesörün dışında iki ayrı ünlü cerrahtan da görüş aldık ki ikinci bir operasyon yapılabilirmiş ancak birkaç ay içinde yine eski hale gelirmiş. Bu seçeneği bir kenara bırakmayı uygun gördük. Bu siteyi aslında ışın ve Temodal tedavisi öncesinde bulmuştum ancak oradaki beyin tümörü vakası ile ilgili mektupta telefon numarasının olmayışı tereddüt yaratmıştı. Zaten bu rahatsızlık ciddi bir duygusal sarsıntı da yaratıyor ve o psikolojide ailece de olsa sağlıklı düşünebilmek de kolay değil. Dolayısıyla geleneksel tıbbi çözümleri uygulamış olduk. Durum bu kadar net görününce tekrar araştırmaya başladık. Bir arkadaşımın Samsun Çarşamba’lı olduğunu biliyordum. Araştırmasını rica ettim. Çok güzel bir tesadüf ile ailesinden birden fazla kişiden Dr. Ömer Gürer ile ilgili olumlu kişilik referansı geldi ve onlar da ilgilendiler. Arkadaşımın da katkısı ile çok dar bir zamanında Ömer Bey’e istediği raporları faksladık ve önerilen tedavi planını aldık. Paketin elimize geçmesinden önce önerilen vitamin vd. desteklere başladık ki bunları aldığının ertesi günü kendisinin enerjisi çok yüksek oldu. Aile doktorumuz olan çok güvendiğimiz bir dahiliye uzmanına da danıştık. Vitaminleri ve XP Toniğin içindeki etken maddeleri sayıp görüşünü aldık. Tıp eğitimini yurtdışında almış olan dostumuz bu tip bitkilerin yurtdışında kullanıldığını yararının bilindiğini, ülkemizde bunların pek olmadığını belirtti, yan etki sorunu olmayacağını kesin bir dille söyledi. Toniğe başladıktan sonra da uyanıklığı arttı, dinlenme süreleri kısaldı, gece uykusu kalitesi arttı. Tedavi süresince şekeri, tansiyonu değişkenlik gösterdi, halsiz olduğu zamanlar oldu, oluyor da, elimizden gelen bütün dikkati gösterdik. Bütün bu süreç içinde sağolsunlar gerek Adnan Bey gerekse Ömer Bey her telefonumuza ve sorumuza yanıt verdiler. Açıklayıcı bilgilerini bizlerle paylaştılar. Çabalarından dolayı minnettarız ve kendilerine bilim adına da insanlık adına da gerçekten saygı duyuyoruz. Sonuçlanmamış işler konusunda bilgi vermeyi genel olarak pek tercih etmeyiz. Kimin ne kadar ömrü olduğunu da bilmiyoruz. O kadar ameliyatlar, ışın tedavileri vd. vücutta ne gibi riskler oluşturmuştur bilemeyiz, bundan sonraki seyir nasıl olacak, yaşayarak göreceğiz. Umarım biran önce bu rahatsızlıktan tamamiyle kurtuluruz ve diğer tedavilerin yan etkilerinden de mümkün olduğu kadar kurtuluruz. Bunları soğukkanlılıkla böyle anlattık ama aylardan beri öldük öldük dirildik, hala da en ufak bir yorgunluğu, neşesizliği, halsizliği olduğunda yine yüreğimiz ağzımıza geliyor. Mücadele sürüyor. Hala internetten arayıp arayıp bilmemiz gereken bir detay var mı diye araştırıyoruz. Bu etken maddelerin türlü farklı olumlu etkilerine dair bilgilere bulgulara rastladık. Depresyona ve artrite de iyi geldiğini öğrendik. Tabii ki her vitaminin, besin desteğinin vd. dozu, kararı önemli. Bunun dikkatle belirlenmiş olduğunu umuyoruz. Ayrıca tümörün durmuş olması bizi rahatlattı. İyileşme gözle görünür durumdaydı ama tetkikte uzmanlarca görülmesi güven verdi. Bu güvenle şu ana kadarki deneyimimizi paylaşmayı insanlık borcu bildim. Inşallah herşey yolunda gider ve daha fazla müjdeli haberleri en kısa zamanda iletmek mümkün olur.
Herkese sağlık ve acil şifalar dilerim.
Dr. M. Y. Istanbul
Not: Iletişim bilgilerimi net olarak yazamadım, ancak kendi deneyimimizde bunun ne kadar önemli olduğunu çok iyi biliyorum. Bütün detayları yukarıda aktarmaya çalıştım. Yine de bir sorusu olan olursa aşağıdaki mail adresimi sadece bu konuya ayırdım. Bu konu için özel mail adresim
Babamın geçirmiş olduğu krizden sonra çekilen MR’larda beyinde kitle tespit edildi. Doktorlar ameliyat yerine radyo terapi önerdiler. Sıramızı beklerken internette yaptığım araştırmalarda, alternatif bitkisel yöntemler ile çeşitli kanser tedavilerinin uygulandığı iddalariyla karşılaştım. Kanser Deşifresinin çalışmaları dikkatimi çekti kendisiyle irtibata geçtik, Adnan Beyin önerdiği çalışmaları kullanmaya başladık. Kullandığımızın ilk haftası çoğu rahatsızlıklarda göz kararması, baş dönemsi vs. düzelme oldu. Xp Tonik Sls’yi iki bucuk aydır kullanmaktayız bu süreç zarfında MR çektirmememize rağmen babamın bu rahatsızlıktan kurtulacağına inanıyoruz. Babamın durumu gayet iyi önce Allah sonra Adnan Bey sayesinde şifa buldu bu hastalığı olanların Adnan beyin bu çalışmasından şifa bulmalarını diliyorum. Çalışmalarında basarılar diler, Adnan Beye teşekkür eder, herkese acil şifalar dilerim.
Babam Eylül 2006 da kısmi felç geçirdi. Sağ ayak ve kol işlevini % 60 yitirdi. 2008 Mart ayında ayağındaki ağrıların artması sonucu. Anjiyo yapılmasına karar verildi. Anjiyo için kan tahlili ve göğüs filmi istendi. Çekilen filmlerde akciğerin sol kısmında kitle tespit edildi. Biyopsi sonucunda küçük hücreli Akciğer CA tanısı konuldu. Doktorlar yas itibariyle kemoterapi tedavinse yönlendirdiler 6tür kemoterapi çizelgesi verildi. Bu tedaviye başlamadan önce internetten bulduğumuz, kanser deşifresi sitesindeki mektup sahibi hastalarla yaptığımız görüşmeler doğrultusunda fayda sağlayacağına inandık ve Adnan bey ile iletişime geçtik, Adnan beyin tavsiyelerine uyarak, kemoterapiye başlamadan bir hafta önce Xp Tonic Sls’yi aldık babam kemoterapi aldıktan sonra herhangi bir sıkıntı yasamdı. 3.kürü aldı kılinik olarak değişiklik olmadı. Çekilen tomografide kitlenin % 30 gerilediği görüldü Xp Tonic Sls babamın vücudunda direnci arttırdı. kemoterapinin yan etkilerine maruz kalmadı. Bu başarıdan dolayı Adnan beyi tebrik eder, çalışmalarında başarılar diler, başka hastalara da şifalar sağlamasını temenni ederim. Herkese acil şifalar.
2006 Yılının ikinci ayında doktorum "HEPATİT C" olduğumu söyledi, üstelik CA 19-9 değerlerimin yükseldiğini ve bir yerlerde ciddi bir problem olabileceğini söyledi. Beni tam iki ay incelemeye aldılar, yapılmadık tetkik, tahlil, tomografi bırakılmadı, hatta doktorlarım internet üzerinden benim durumumda hasta arayışına girdiler. Bu süre içerisinde CA 19-9'un neden yükseldiği tespit edilemedi, dolayısı ile herhangi bir tedavide önerilmedi, ve değerlerim 200'e yaklaştı. Hepatit C hastalığımda devam ediyordu. Bu sorunumu Adnan Akar ile paylaştığımda iki ay gibi bir sürede çözebileceğini ve rahat olmamı söyledi. Ben kendisine inandım, çünkü diğer başarılarını incelemiştim. Beni 2 ay kendi metotu ile tedavi ettikten sonra HEPATİT C hastalığım gitmiş CA 19-9 değerlerimde 40'a düşmüştü. Doktorum ve diğer profesörüm böyle bir gelişme karşısında hayretlerini gizlemediler ve taktir ettiler. Bu sorunumun üzerinden iki yıl geçmesine rağmen tahlillerimde'de gayet sağlıklı çıkıyorum. Çok şükür bir problemim kalmadı. Sonsuz Teşekkürler 20.02.2008
2007'nin 11. ayın sonlarında konuşma bozukluğu başlayan babamı doktara götürdüm. Acilen hastaneye yatırdık. Çekilen emar sonucu beynin sol kısmında 4.5 x 3 büyüklüğünde tümör tespit edildi. Konyadaki doktorumuz acil ameliyat gerektiğini belirtti. Bunun üzerine babamı hemen Ankara'ya götürdük. Ankara daki doktorlar ameliyatın çok riskli olduğunu ameliyat yerine radyoterapi önerdiler. Buınun üzerine Konya'ya geri döndük. Özel bir merkezde 32 seanslık radyoterapi tedavisi aldık. O kadar çaresiz ve perişandıkki artık ümidimiz kesilmiş babamı kaybedeceğimizi düşünüyorduk. Çaresizce internette yaptığım araştırmalarda ''Kanserin Şifresi Çözüldü'' diye bir ibareyle karşılaştım. Adanan beyin sitesinde XP TONIK SLS adında bir çalışma olduğunu ve bunun babamın durumundaki insanları tedavi edebildiğini gördüm. Biraz şüphe ama çaresizlikle Adnan beye müracat ettim. Çünkü bu tür işlerde duygu sömürüsü yapanların oldukça fazla olduğunu biliyordum. 2008 in şubat ayında Adnan beyin yanına gittim. Hem Adnan Beyle tanışmak hemde içimdeki şüpheleri gidermek istiyordum. Adnan Beyin şahsı güven arz ediyordu. XP TONIK SLS çalışmasını aldım ve Konya ya döndüm. Babam bu ilacı kullandıktan sonra çekilen 2. MR'a kadar bariz iyi yönde gelişmeleri görmeme rağmen emin olamadım. 2. MR çekildikten sonra gerek kendi anladığım kadar gerek Ankara da ki doktorların tümördeki küçülme teşhisini duyunca artık önce Allahın izniyle sonra Adnan Beyin bu çalışması ile şifayı bitkisel XP TONIK SLS'de bulacağımızdan emin oldum. 2008 in mart sonunda 2. seans için içimdeki bütün şüphelerden arınmış olarak Adnan Beye gidip ilaçları aldım ve aynı tedaviye devam etmeye başladık. Allah, Adnan Beyden ve ekibinden Razı olsun. Tüm hastalara acil şifalar dilerim. Bu mucize XP TONIK SLS'yi herkese tavsiye ederim.