Sol Bölüm
 |
İletişim
|
|
| |
0 252 385 24 04
0 252 385 26 27
Fax:0 252 385 24 28
Gsm: 0 549 385 24 04
Gsm: 0 549 385 26 27
Gsm: 0 505 771 77 14
Gsm: 0 532 740 33 08
İstanbul İçin
Clinix:0 549 278 00 12
|
| |
|
|
 |
| Adnan AKAR |
|
| |
|
|
|
|
| |
|
|
 |
Op.Dr. Ünal VURAL
Genel Cerrahi Uzmanı |
 |
| DİĞER KADROMUZ |
Gizem YELALDI - Kimyager
Pelin SOLMAZER - Kimyager
Figen ATEŞ - Kimyager
|
|
| |
|
|
|
|
| |
|
|
|
|
| |
|
|
|
|
| |
|
| |
|
|
|
|
|
| |
|
|
|
|
| |
|
|
|
|
| |
|
|
|
|
| |
|
|
|
|
| |
|
|
Özellikle beyin kanseri olan tümörler de yüz güldüren başarılara ulaşılamamıştır. Beyin tümörleri tedavisi henüz tam olarak bulunamamış bir tür olmasına rağmen aslında tedavisi diğer kanser türlerinden daha kolaydır.
|
|
|
| |
|
|
Kolon yani kalın bağırsak yaklaşık 2 metre uzunluğundaki sindirim sisteminin ince bağırsaktan sonra gelen kısımdır. Özellikle batılı ülkelerde sık rastlanan kolon kanseri oldukça büyük bir öneme sahiptir. Görünme sıklığı 10.000/5 tir. Erkek ve kadında eşit oran da görülen kolon kanseri diğer kanserler içinde görülme sıklığı bakımından 3. sırada yer alır. |
|
|
| |
|
|
Karaciğerin kendi hücresinden kaynaklanan kötü huylu tümörlere primer karaciğer kanseri denir. Karaciğerin kendi hücrelerinden çıktığı için hepatosellüler (karaciğer hücreli) karsinom adı ile anılır. En sık görülen ve en ölümcül tümörlerden biridir. |
|
|
| |
|
|
Mesane tümörleri genellikle 40 yaş üstünde görünen tümörlerdendir. Erkeklerde kadınlara göre 4 kat daha fazla görülür. Sigara içenlerde risk 3 kat fazladır. Sigara mesane kanserlerinin faktörlerinden gösterilmektedir. |
|
|
| |
|
|
|
|
| |
|
| |
|
| |
| Meme Kanseri Nedenleri |
Bazı özellikleri taşıyan kadınlarda, meme kanserinin daha sık görüldüğünü biliyoruz. Bu özelliklere risk faktörleri diyoruz. Bu risk faktörlerini taşıyan kişilerin mutlaka meme kanserine yakalanacakları söylenemez. Sadece, bu faktörleri taşımayanlara göre, daha fazla meme kanserine yakalanma olasılıkları olduğunu biliyoruz. Bu faktörleri taşımayan kişiler de meme kanserine yakalanabilirler. Meme kanserine yakalanan kadınların yarısı, bu risk faktörlerini hiç taşımamaktadır. Bu nedenle, risk faktörlerinin taşımayan kişiler de olağan kontrollerini yaptırmalıdırlar.
Meme kanserine yakalanma riskini artıran faktörleri kısaca şu şekilde sayabiliriz;
Yaş: İleri yaş önemli bir risk faktörüdür. Yeni meme kanseri tanısı konan kadınların % 70’i, 50 yaş üzerindedir. Diğer bir deyimle, yaşı 50 yaş üzerinde olan kadınlarda meme kanseri görülme sıklığı, yaşı 50 yaşın altında olan kadınlardan 4 kat daha fazladır. Bu nedenle, 50 yaş üzerindeki her kadın, mutlaka yılda bir defa hekime baş vurarak muayene olmalı ve mamografi dediğimiz meme filmini çektirmelidir.
Kişisel meme kanseri hikayesi: Daha önce meme kanseri geçirmiş ve tedavi olmuş kadınlarda, diğer memede kansere gelişme olasılığı normal kadınlara göre 3-4 kat daha fazladır.
Ailede meme kanseri hikayesi: Aile yakınları arasında meme kanserine yakalanmış kadınların, meme kanserine yakalanma olasılığı, diğer kadınlara göre daha fazladır. Örneğin, kız kardeşi veya annesi meme kanserine yakalanan bir kadının, meme kanserine yakalanma riski, diğer kadınlardan 2- 5 kat daha fazladır. Bu kadınlar daha sık ve dikkatli izlenmelidir. Bu şekilde sorunları olan kadınlar, meme kanseri genetik danışmanlığının yapıldığı kliniklere baş vurarak risklerini hesaplattırmaları gerekir. Eğer aile geçiş riski yüksek bulunursa, genetik testi yaptırmalıdırlar. Vakfımız polikliniğinde bu hizmet verilmektedir.
Daha önce meme biopsisi yapılmış olması: Memede bir kitle nedeni ile biopsi yapılmış ve iyi huylu bir tümör saptanmış olabilir. Bazı kanser olmayan iyi huylu tümörlerin bulunması, kanser gelişme riskini değişik oranlarda artırabilmektedir. Bu, tümörün hücresel yapısına göre değişir. Örneğin, yapılan bir biopside, çıkartılan kitlenin patolojik incelemesi sonucu atipik hiperplazi tanısı konmuş kadınlarda ( bu tamamen iyi huylu bir tümördür), meme kanseri gelişme oranı normal kadınlara göre daha fazladır.
Fertil çağ süresi: Adet görmeye erken başlanması, menepoza geç girilmesi, fertil cağı uzatmaktadır. Bu sırada kadın daha uzun süre östrojen hormonu etkisi altında kalmakta, meme kanseri gelişme riski artmaktadır. Erken menopoza giren kadınlarda hormon tedavisi yapılmıyor ise, meme kanseri riski önemli ölçüde azalmaktadır. Elli yaşından sonra adet görmeye devam eden kadınlarda, meme kanserine yakalanma riski az da olsa artmaktadır.
Doğurganlık hikayesi: İlk çocuğu doğurma yaşı önemlidir. İlk çocuğunu 30 yaşından sonra doğuran kadınlarda meme kanseri görülme oranı 20 yaşından önce doğuranlara göre 2 kat fazladır. Hiç çocuk doğurmayan kadınlarda risk hafif yükselmektedir
Sosyoekonomik seviyenin yüksekliği: Varlıklı, sosyoekonomik düzeyi yüksek olan kadınlarda, meme kanseri görülme oranı daha fazladır. Bu ailelerin kızları daha iyi beslendikleri için daha erken gelişmekte ve erken yaşta adet görmeye başlamaktadır. Ayrıca bu çocuklar büyüdükleri zaman eğitim ve iş nedeni ile daha geç evlenmekte ve daha geç çocuk sahibi olmaktadırlar. Bu nedenlere bağlı olarak fertil çağın erken başlaması, geç doğurma gibi nedenler sebep olarak sayılabilir. Ayrıca bunların dışında başka faktörler de rol almaktadır.
Östrojen hormonu tedavisi görenler: Menopoz nedeni ile uzun süre östrojen tedavisi ( 10 yıldan fazla) gören kadınlarda, meme kanseri oranı artmaktadır. Fakat, hormon tedavisi almayan kadınlarda da, kalp hastalıklarında ve osteoporoz gibi sorunlarda artış ortaya çıkmaktadır. Bu nedenle, menopoz yakınmalarının azaltılması amacı ile, östrojen verilmesi önerilebilir fakat, mutlaka bir hekim kontrolu altında yapılmalıdır.
Doğum kontrol hapı kullanılması: Bu konuda farklı görüşler olmakla birlikte hafif bir risk artışı olduğu ileri sürülmektedir. On yıl önce doğum kontrol hapını bırakmış olan kadınlarda ise, bu risk tamamen ortadan kalkmaktadır.
Alkol kullanılması: Fazla alkol alan kadınlarda, almayan kadınlara göre risk nispeten artmaktadır. Günde 3 bardak yüksek dereceli alkol içen bir kadının meme kanserine yakalanma riski, hiç içmeyen kadına göre 2 kat daha fazladır. Alkol alımının günde bir kadeh ile sınırlandırılması önerilmektedir.
Sigara: Sigaranın kesin bir etkisi gösterilememiştir. Fakat, genel sağlığı etkilediğinden dolayı bırakılması önerilmektedir. Şişmanlık ve yağlı beslenme: Bazı çalışmalarda şişmanlığın, özellikle 50 yaş üzerindeki kadınlarda meme kanserine yakalanma riskini artırdığı gözlenmiştir. Özellikle, doymuş yağların fazla bulunduğu yağlı et gibi yemekler ve yağlı süt ürünlerinin fazla alınmasının bu riski artırdığı ileri sürülmüştür. |
|
|
Untitled Document
|
Untitled Document
XP Tonis SLS ile GENETİK TEDAVİ ŞEMASI |
| |
|
| |
XP Tonis SLS Kanser tedavisinde en son gelişen önemli noktalardan bir tanesidir. XP Tonis SLS genetik ve hücresel bozuklukların tamirinde rol oynar. Arastırmac ı Herbalist Adnan Akar tarafından geliştirilen ve Op. Dr Ömer Gürer gözetiminde tavsiye edilen tamamen naturel ve bitkisel bir çalışma olan XP Tonis SLS Kanser ve kanser türlerinde, Dünya da ve Türkiye de en yüksek tedavi başarısı olan bir kombinasyondur. |
| |
| XP Tonis SLS: Amerika, Rusya ve Çin başta olmak üzere, Dünyanın bir çok ülkesinden ve ülkemizdeki Alternatif Kanser Tedavi metodları incelenerek, bazı bitki, kök ve çiçeklerin 3 kez distilasyon edilip, belli aşamalarda fermantasyona uğratılmış, tekrar bitki, kök ve çiçekleri üzerinde çözücü olarak kullanılmış, aynı-safa tentür ile de desteklenmiş kombinasyonlarla, bitkilerdeki ana renklerin, özellikle asetik yapılarının ve uçucu yağlarının hedef alındığı, çok katlı bir çalışmadır. |
| |
XP Tonis SLS bedene uygulandığı andan itibaren bedenin tüm savunma sistemlerini güçlendirerek insan bedeninin kendi kendini onarabilme kapasitesini arttırır. Kanser ve karaciğer kökenli tüm hastalıklarda elde edilen en iyi sonuç insanın bizzat kendi bağışıklık sisteminden yola çıkılarak uygulanan tedavi yöntemidir. XP Tonis SLS yenilenmiş ve güçlü karaciğer oluşturarak bir çok hastalığın yine ancak karaciğer tarafından tedavi edilebileceğinden yola çıkılarak üretilmiştir. XP Tonis SLS Kimyasal veya Sentetik hiç bir katkı maddesi içermemektedir. Tek başına uygulanabilindiği gibi, klasik kanser tedavileri ( Cerrahi, Kemoterapi, Radyoterapi) öncesinde veya bu tedavilerin sonrasında da kullanılabilinir. XP Tonis SLS Hastanın yaşı, hastalığın türü, hastalığın evresi, o güne kadar gördüğü diğer tedaviler gibi etkenler incelendikten sonra hastaya özel uygulanan kombinasyon çalışmadır.
Hastalığı olmayan insanlar tarafından kullanıldığında, hastalıklara karşı insan bedenin savunma sistemini güçlendirerek, direncini arttırması ve olası hastalıkları onlarca yıla kadar engellemesi, XP Tonis SLS'nin diğer özelliklerinden biridir.
|
|
|
Untitled Document
|
|
|
|
|
|
|
| |
|
|
Sol Menü
|